-Beni önce Yüksek İstişare Kurulu'na alacaklardı, sonra Fahri Kasırga (önceki genel sekreter,) 'Anayasa engel oluyor, kuramıyoruz' dediği için olmamıştı. Sonradan kurdular ama oraya uzmanlığı olmayan bir ekibi TBMM başkanlarını filan aldılar. E, uzmanlık yoksa kurul ne üretebilir? Ardından 10 tane kurul oluşturuldu, beni de Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu'na almışlar. O gün kurulda Cumhurbaşkanı herkese teker teker, 'Kaç çocuğun var?' diye sordu, ben 'Beş kızım var' dedim, sıra Gülnur Aybet’e gelince, 'Ben evli değilim' dedi, Cumhurbaşkanı döndü bizlere, 'Bunu evlendirin' dedi. O gün kendisini ilk ve son kez görmüş olduk, bir daha toplantıya katılmadı, toplantıları İbrahim Kalın yönetiyordu.
-Külliyede bıyıksız adam yok. Benim dışımda yoktu. Ben de kemoterapi geçirmiştim, o yüzden çıkmıyordu bıyığım. Benim kaç defa önümde oldu, "Bıyık bırakılacak" dedi (Cumhurbaşkanı) hatta Mevlüt Çavuşoğlu bile bıyık bırakmak zorunda kaldı. Hasan Doğan da bıyık bıraktı.
Kaynak: https://t24.com.tr/yazarlar/nursun-erel/kulliye-ye-iceriden-bakis-eski-basdanismani-ilnur-cevik-ten-erdogan-a-sistem-yurumedi-turkiye-yi-secime-goturmeli,49618
https://www.indyturk.com/node/757487