r/Turkey • u/zenciiiii • 6h ago
r/Turkey • u/Saitama_the_Bald • 6h ago
Protest Paradox Boykotu Hatırlatması

Paradox olayını herkesin bildiğini varsayıyorum. O yüzden uzun uzun yazmayacağım.
Boykotun yoğun dönemlerinde HOI4'e yaptığım incelemem konu dışı inceleme radarına yakalanmıştı. Bu yüzden o incelemeyi silip olayların yatışmasını bekledim. CK3 için yaptığım olumlu incelemeyi geçtiğimiz haftalarda olumsuza çevirdim.
Bu hafta da CK2 için bir adet olumsuz inceleme hazırladım İngilizce incelemeler arasında görünmesi için. İncelememde boykottan bahsetmedim, sadece oyunun beni rahatsız eden kısımlarına değindim (Bu kadar eski bir oyunun tüm dlc'leriyle birlikte 150 doları aşkın fiyata ulaşması, günümüz AAA oyunlarını fiyatıyla ikiye katlaması, DLC'siz oynanamaz durumda olması ve oyunun kaderine terk edildiği için optimizasyon problemlerine boğulması vs vs gibi).
Sonraki haftalara da EU4'ü saklıyorum. Elimdeki tüm paradox oyun stoğu tükendikten sonra sırayla teker teker dlc'lere de dadanacağım.
Özetle: Üzerinden zaman geçti ve review bombing duruldu. Protestomuzu bireysel düzeyde bu şekilde taksit taksit sürdürmenin zamanı geldi diye düşünüyor ve de ilgilenen arkadaşlara hatırlatmayı üzerime vazife görüyorum reddit hesabımı silmeden önce.
r/Turkey • u/Infamous_Ad_5575 • 5h ago
News Baro Seçimlerinin Kaybedilmesinin Ardından DEM Partili Av. Abdurrahman Karabulut: “Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyasi iş birliği seçeneğini zorunlu hâle gelmiştir.”
2026 İstanbul Barosu Başkanlık Seçimi’nde Ümit Kocasakal’ın, mevcut başkan İbrahim Kaboğlu’na 3 bin 217 oy fark atarak seçimi kazanmasının ardından, DEM Partili avukat Abdurrahman Karabulut’un sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım dikkat çekti.
Karabulut, Twitter hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Demokratik Kürt siyaseti açısından, Türk solunun bazı kesimlerinde yükselen etnik milliyetçi ve inkârcı anlayış, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile siyasi iş birliği seçeneğini zorunlu hâle getirmiştir.
Sayın Erdoğanda ırkçı ve inkârcı bir zihniyet zaten yok.
Yükselen inkârcı ve ırkçı zihniyet ile ancak sayın Erdoğan başedebilir.
Böyle bir ittifakın gerekçesi yalnızca inkârcı zihniyete karşı ortak duruş değildir. Aynı zamanda Erdoğan iktidarının hukuk devleti, demokratikleşme, temel hak ve özgürlükler alanındaki yanlış uygulamalarının düzeltilmesine yapıcı katkı sunabilecek bir siyasi diyalog zemini oluşturmasıdır.
Asıl mesele, geçmişin siyasi kamplaşmalarına mahkûm olmak değil; farklı siyasi geleneklerin ortak demokratik ilkeler etrafında buluşarak kalıcı hukuki ve toplumsal kazanımlar sağlayabilmesidir.
Bu ittifak tarihi bir fırsattır.”
r/Turkey • u/Kirlinternet • 3h ago
News TMSF, İzmir'de yıllardır tartışılan Basmane Çukuru'nu 75 milyon dolar tahmini bedelle satışa çıkardı. İhaleye ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın imzaladığı gizli protokole tepki gösteren Kültürpark Platformu; meclis üyelerine seslendi "Kimin malını kime satıyorsunuz?"
r/Turkey • u/Battlefleet_Sol • 10h ago
News Suriye’de yeni müfredatta, Esad döneminden kalma “Osmanlı işgali” ve “Türklerin zulmü” gibi ifadeler kaldırıldı. Şerif Hüseyin’in İngilizlerle iş birliğini anlatan bölümler müfredata eklendi.
https://www.sondakika.com/guncel/haber-suriyede-egitim-mufredatinda-degisiklik-turkler-20365778/
OSMANLI İŞGALİ' GİTTİ, 'OSMANLI YÖNETİMİ' GELDİ
Esad rejiminin devrilmesinin ardından başlatılan geniş kapsamlı müfredat reformu; tarih, sosyal bilgiler, coğrafya ve din eğitimi başta olmak üzere birçok ders kitabını kapsadı. Yapılan düzenlemeler çerçevesinde, ders kitaplarında Osmanlı Devleti için kullanılan "Osmanlı işgali" ifadesi tamamen kaldırılarak yerine "Osmanlı yönetimi" tanımı getirildi. Ayrıca Osmanlı dönemini sözde "Türklerin zulmü" ve baskı politikalarıyla ilişkilendiren taraflı metinler ve rejim propagandası içeren bölümler de müfredattan çıkarıldı.
Yeni müfredatta I. Dünya Savaşı dönemine dair anlatımlarda da dikkat çeken bir değişikliğe gidildi. Tarih kitaplarına, Mekke Şerifi Hüseyin’in o dönem İngilizlerle gerçekleştirdiği iş birliğini ve bu sürecin arkasında yatan tarihi gerçekleri anlatan özel bölümler dahil edildi. Bölgede yaklaşık 400 yıl süren Osmanlı hakimiyetinin objektif bir şekilde yeniden ele alındığı bu hamle, Türkiye ile Suriye arasında yeni dönemde şekillenen diplomatik ve bölgesel ilişkiler açısından da son derece kritik bir gelişme olarak değerlendirildi.
r/Turkey • u/TemperatureSweet5389 • 10h ago
News RTE ; " Suriyeli kardeşlerimize 40 milyar dolar harcadık,gerekirse bir 40 milyar dolar daha harcarız..."
Emekli'ye 1,9 milyar veremeyen Türkiye ,mültecilere 40 milyar dolar vermiş...
r/Turkey • u/No_Yak2845 • 9h ago
News 'Benim ülkem neden bu halde?' diyen herkes Cumhuriyet için yürümeye | TKP'nin 29 Ekim için çağrısı
"Benim ülkem neden bu halde?" diye soran, halkımızın daha iyisini hak ettiğine inanan herkesi Cumhuriyet için yürümeye çağırıyoruz.
Ülkemizin başına gelen her felaketin sorumlusu sermaye sahibi sınıf ve onun siyasi temsilcileri yoksul Anadolu halkının büyük emek ve özverisiyle kazanılan Cumhuriyet’i halkın elinden aldı. Yıllardır emekçinin cebine, evlatlarımızın geleceğine ve Cumhuriyet’e uzanan eller aynı eller.
Halkın emeğini sömüren bu vurgun düzeni, Cumhuriyet’i de halktan çaldı. Çalınan Cumhuriyeti geri almak için onu eşitlikle ve emekçi halkın iktidarıyla buluşturmak zorundayız.
Bu 29 Ekim’de emekçinin alın terinin karşılığını alabildiği, çocukların ve yaşlıların güvenle yüzünün güldüğü, herkesin insanca yaşayabildiği bir Cumhuriyet için yürüyoruz. Tüm yurttaşları Cumhuriyet yürüyüşlerinde omuz omuza vermeye davet ediyoruz.
TKP'nin açıklamasından birebir alıntıdır.
r/Turkey • u/Life-Sheepherder5324 • 5h ago
News Tel Aviv'de binlerce kişi, oylama öncesinde Netanyahu'ya karşı protestolar düzenlemeye başladı
TEL AVİV: Başbakan Binyamin Netanyahu hakkında bir referandum niteliğinde görülen genel seçimlere üç gün kala, Cumartesi günü (24 Ekim) Tel Aviv'de binlerce kişi hükümet karşıtı büyük bir gösteri için bir araya geldi.
Protesto, 7 Ekim 2023'te Hamas tarafından rehin alınan kişilerin ve kurbanların aileleri tarafından kurulan "Ekim Konseyi" (October Council) adlı grup tarafından organize edildi. Grup, Gazze savaşını tetikleyen Hamas saldırısının önlenememesinden dolayı sorumluların hesap vermesini talep ediyor. Bir protestocu, AFP'ye verdiği röportajda şunları söyledi:
"Eğer kazanırsak -ki kazanacağız- tüm dünyadaki insanların bizi görme biçimini değiştirebiliriz."
İngiltere ve diğer bazı ülkeler, İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları ve Netanyahu'nun sağcı hükümeti tarafından onaylanan yeni yerleşim yeri inşalarına yanıt olarak, Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik yaptırımlar uygulamaya koydu.
İsrail'in giderek artan uluslararası izolasyonunu aşmak isteyen Netanyahu, Cuma günü yaptığı açıklamada, İsrail'in alternatif bir dijital ekonomi geliştirme ihtiyacı duyabileceğini belirtti.
Daha önce İsrail'in askeri açıdan kendine yetebilir bir hale gelmesi gerektiğini savunan Netanyahu, kilit müttefik Washington'dan gelen milyar dolarlık silah paketlerinin de "sürekli devam etmeyebileceğini" ifade etti.
" 'bbCoin' Yok " slogan oldu
İlk kez oy kullanacak olan 18 yaşındaki Naama Bitterman, Cumartesi günkü mitingde, desteklediği Netanyahu karşıtı bloğun seçimlerden galip çıkacağına ve Gazze, Lübnan ve İran'daki üç yıllık savaşın yanı sıra işgal altındaki Batı Şeria'da tırmanan şiddet olayları nedeniyle zedelenen İsrail'in uluslararası itibarını düzelteceğine inandığını belirtti.
Eisenkot ise önerilen bu alternatif dijital para biriminden, Başbakan Netanyahu'nun yaygın olarak kullanılan "Bibi" lakabına atıfla, alaycı bir şekilde "bbCoin" olarak bahsetti.
"Netanyahu, yeniden seçilmesi durumunda İsrail'in küresel ekonomiden kopacağını söylüyor. Çevrim içi alışveriş yok, yüksek teknoloji yatırımları yok, güvenlik yok.
'bbCoin'in İsrail'i mahvetmesine izin vermemeliyiz," diye yazdı X platformunda. Eski başbakan ve mevcut muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu'yu "seçimler öncesinde İsrail vatandaşlarına, tıpkı Rusya veya İran'daki gibi ekmek almak için bir buçuk saat kuyrukta bekleyecekleri bir gelecek vaat etmekle" suçladı.
İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda Lapid, "Eğer seçimleri kazanırsa olacak olan şudur: yaptırımlar gelecek, Amerika Birleşik Devletleri ile güvenlik anlaşması kalmayacak... ve İsrail ekonomisi diye bir şey olmayacak," ifadelerini kullandı.
Cuma gecesi yürürlüğe giren seçim yasağı öncesinde yayımlanan son anketler, hiçbir bloğun İsrail parlamentosunda çoğunluğu elde edemeyeceğini yada İsrail muhalefetinin kazanacağını gösterdi.
Kaynak:
r/Turkey • u/Ambitious-Cap7272 • 8h ago
News Çerçeve yasadan yararlanacak terör örgütü üyelerinin topluma entegrasyonu için hem psikolojik destek verilmesi hem de istihdam sağlanması planlanıyor.
r/Turkey • u/Kirlinternet • 1d ago
News İstanbul Barosu seçimini kazanan Prof. Dr. Ümit Kocasakal ilk açıklamasını böyle yaptı. “Mustafa Kemal’in askerleriyiz!”
r/Turkey • u/Morpheus-3 • 3h ago
Society Zeki, Ahlaklı ve Çalışkan bir Türk Milleti inşa edeceğiz.
Zeki, ahlaklı ve çalışkan bir Türk milleti inşa edeceğiz.
Geçmişin gölgesinde oyalanmayı bırakıp niceliklerin sığlığından sıyrılacak; pusulamızı doğrudan bilime ve niteliğe çevireceğiz. Sürekli atalarını tartışan, geçmişiyle övünmekten geleceğe yürüyemeyen bir toplum yerine; atalarının gurur duyacağı, yüzü ufka dönük, fikri hür, vicdanı hür bir nesil yükselteceğiz.
Bu yeni inşa; insanı yalnızca eğitmekle kalmayıp 'yetiştirmeyi' bilen, insanına, çocuğuna ve kadınına hak ettiği değeri vermeyi ilke edinen bir iradenin eseridir. Çocuğunu dogmalardan arınmış, bilimsel akılla, hürriyet ve bağımsızlık aşkıyla donatacak; kadınını koruyup baş üstünde tutacaktır. Biz, bu topraklarda bu yüce milleti er ya da geç inşa edeceğiz.
Evlatlarımızın, kadınlarımızın ve bu vatanın her bir ferdinin okulda, sokakta, caddede güvenle ve huzurla nefes aldığı; yeşille, doğayla uyum içinde yaşayan bir Türkiye kuracağız. Okullarımızda cehalete ve karanlığa geçit vermeyecek; en ufak bir irticai faaliyetin dahi barınamayacağı, yargılayıcı değil konforlu, onarıcı ve restoratif, nörobilimsel pedagojiyle harmanlanmış nitelikli ve bilimsel bir eğitim iklimi tesis edeceğiz.
Suçlayan ve yargılayan bir toplumun yıkıcılığından vazgeçip; inşa eden, iyileştiren, yapıcı ve restoratif bir bilince sahip yepyeni bir Türk milleti ayağa kaldıracağız.
Köklerimizi bu toprağın en derin ve asil tarihinden alarak; Başbuğumuz ve Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e rahmet, minnet ve saygıyla... O’nun eşsiz devrimlerinin izinde, aydınlık yarınları ellerimizle kuracağız!
..
r/Turkey • u/Dyspchordia • 10h ago
News Police operations in seven provinces coordinated from Ankara: 45 people detained, most of them trans women
The We Want Freedom Campaign responded to the operations with a call to “Stop inventing crimes,” condemning the targeting of trans women on grounds of “gender-neutralization, public morality and obscenity.”
As part of an investigation coordinated from Ankara, 45 people, most of them trans women, were detained in simultaneous police operations carried out across seven provinces this morning. Following the operations, the We Want Freedom Campaign issued a statement condemning the detentions and calling on authorities to “Stop inventing crimes.”
The operations, coordinated by the Ankara Chief Public Prosecutor’s Office and conducted by the Morality Bureau of the Public Order Branch of the Ankara Provincial Police Department, covered Diyarbakır, Mardin, Çankırı, İstanbul, Bolu and Antalya, in addition to Ankara.
“Gender-neutralization” and “obscenity” cited as grounds
In a statement, the Chief Public Prosecutor’s Office alleged that the social media posts of those detained contained material that was “contrary to public morality, targeting families, children and young people or harming their development, encouraging gender-neutralization and disrupting public order.” The main accusation against those detained was reported to be “obscenity.”
Lawyers from the Pembe Hayat, Red Umbrella, Kaos GL and ÜniKuir associations are closely monitoring the legal proceedings.
We Want Freedom Campaign: “We are being targeted over non-existent crimes”
Following the wave of detentions, the We Want Freedom Campaign issued a written statement strongly criticizing the grounds cited for the investigation. Referring to the earlier “My Family Is Safe” operations, the campaign stated:
“The phrase ‘encouraging gender-neutralization’ in the Chief Public Prosecutor’s Office statement refers to something that has no basis in law. Just as in previous operations, trans women are being directly targeted on grounds that do not actually constitute criminal offences. The accusation of ‘obscenity’ has been turned into an instrument of repression against society as a whole, particularly LGBTI+ people.”
“The virtual patrol practice is unlawful”
The statement also raised concerns that the “virtual patrol” method may have been used during the digital evidence-gathering stage of the investigation.
Referring to the Constitutional Court’s ruling of February 19, 2020, which annulled the legal provision authorizing police to conduct virtual patrols, the campaign emphasized that general online surveillance by police had been found unconstitutional.
The statement stressed that, in accordance with the protection of personal data and the requirements of a democratic society, police may conduct investigations into specific individuals only on the basis of concrete instructions from prosecutors.
Campaign representatives stated that they would continue monitoring developments and demanded the release of those detained, declaring:
“Our trans existence, which they seek to criminalize, is not a crime.”
Full statement of the We Want Freedom Campaign
Trans women targeted in new Ankara-led operation: Stop inventing crimes!
As we continue demanding freedom for our friends imprisoned during the “My Family Is Safe” operations carried out on the dark anniversary of September 12, we woke up today to another operation coordinated from Ankara.
In simultaneous operations coordinated from Ankara and extending to Diyarbakır, Mardin, Çankırı, İstanbul, Bolu and Antalya, 45 people, most of them trans women, were detained.
The language used in the statement issued by the Ankara Chief Public Prosecutor’s Office regarding this operation, which is also being monitored by lawyers from the Pembe Hayat, Red Umbrella, Kaos GL and ÜniKuir associations in Ankara, clearly reveals the intention behind it.
The Ankara Chief Public Prosecutor’s Office claimed that the operation, conducted by the Morality Bureau of the Public Order Branch of the Ankara Provincial Police Department, was justified by the social media posts of those detained, alleging that these posts contained material that was “contrary to public morality, targeting families, children and young people or harming their development, encouraging gender-neutralization and disrupting public order.”
The phrase “encouraging gender-neutralization” in this statement refers to a non-existent crime. Just as in the “My Family Is Safe” operation, trans women are being targeted on the basis of an offence that does not exist.
The Chief Public Prosecutor’s Office statement makes clear that those detained are being accused of “obscenity,” an allegation that has now become a pretext for repressing and imprisoning society as a whole, particularly LGBTI+ people.
As in previous operations, we suspect that the virtual patrol practice was also used in this operation. However, we would like to remind everyone: The virtual patrol practice is unlawful!
In its ruling dated February 19, 2020, the Constitutional Court annulled the provision granting police the authority to conduct virtual patrols, finding that the provision allowing police to carry out general “virtual patrol” activities online was unconstitutional.
In its ruling, the Court emphasized that the regulation was incompatible with the requirements of a democratic society, that personal data is protected under the Constitution, and that police may conduct investigations into specific individuals only upon instructions from prosecutors.
We will continue reporting developments concerning the operation and demanding freedom…
Our trans existence, which they seek to criminalize, is not a crime! Everywhere is a prison; we want freedom!
We Want Freedom Campaign
r/Turkey • u/zenciiiii • 1d ago
News Öğrencilere başörtüsü yasağı tartışmalarının ardından Azerbaycan'a yönelik sözleri nedeniyle Bakü'nün görevden alınmasını talep ettiği Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral görevden alındı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alındığı iddia edildi. Gelişmeyi yandaş gazeteci Fuat Uğur duyurdu. Uğur, "Sevgili Oktay Saral’ın görevden alındığını duydum. Sempati duyduğum Cumhurbaşkanı danışmanlarından biri kendisi. Çok üzüldüm" dedi.
Sosyal medyadan açıklama yapan Uğur şu ifadeleri kullandı:
"Sevgili Oktay Saral’ın görevden alındığını duydum.
Sempati duyduğum Cumhurbaşkanı danışmanlarından biri kendisi.
Çok üzüldüm.
Kuşkusuz devletler arası çıkarlar ve ilişkiler, kişi bağlamından uzak değerlendirilmeli ama bu ilişkilerin taraflarından biri de meseleleri kişiselleştirmemeliydi.
Eğer devlet içinden biri olduğu için deniyorsa şayet, Azerbaycan Devlet Ajansı’nın yayınladığı o Türkiye yorumunu okuduktan sonra Türkiye’nin de o ajansın başındaki kişinin görevden alınmasını istemek hakkı."
NE OLMUŞTU?
Azerbaycan'da hükümet ilkokul, ortaokul ve liseleri kapsayan yeni kurallar çerçevesinde 'okul üniformasının tekdüzeliğini bozan ve eğitimin laiklik ilkesiyle bağdaşmayan ek giyim öğelerinin' kullanılmasını yasaklamıştı. Düzenlemelerde doğrudan başörtüsüyle ilgili bir ifade bulunmasa da tesettürlü öğrenci ve öğretmenlerin okullara alınmamıştı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral 13 Ekim'de sosyal medyada yaptığı açıklamada, "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez! Bu çağda böylesi bir anlayışa asla geçit verilmemelidir!" demişti.
Middle East Eye'ın haberine göre; üç yetkili ve konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Bakü'nün buna karşılık Ankara'dan Saral'ı görevinden almasını istediğini öne sürmüştü.
r/Turkey • u/No_Anteater_3639 • 4h ago
Question Taksicilerin sizce kaçta kaçının sabıka kaydı temiz değil?
r/Turkey • u/Desperate_Access_484 • 1d ago
Video “İçeride Bilal, damat, Hakan Fidan kavgası var” - NTV'den çıkarılan Hüseyin Günay'ın AP kamerasına yansıyan 5 dakikalık konuşması (29 Eylül 2025)
29 Eylül 2025'te, dönemin NTV Washington Temsilcisi Hüseyin Günay'ın Beyaz Saray bahçesinde bir meslektaşıyla yaptığı ve Associated Press (AP) kamerasına yansıyan yaklaşık 5 dakikalık sohbeti Türkçe altyazılı olarak paylaşıyorum. Görüntülerin gündem olmasının ardından Günay'ın 1 Ekim 2025'te NTV'deki işine son verildi. Daha sonra Halk TV'nin Avrupa temsilcisi oldu.
Konuşmada Günay, Erdoğan-Trump görüşmesini değerlendirerek Türkiye'nin görüşmeden beklediğini alamadığını söylüyor. F-35 ve CAATSA konularının görüşüldüğünü, ancak ABD'nin bunların karşılığında bazı şartlar öne sürdüğünü iddia ediyor. Özellikle “Filistinliler yerlerinden edilirse Türkiye alacak” diyerek, yerinden edilen Filistinlilerin Türkiye tarafından kabul edilmesinin istendiğini öne sürüyor. Diğer şartlar arasında Türkiye'nin Rusya'dan doğal gaz almayı bırakmasını, Çin'le ticareti kesmesini ve Filistin'e para aktarmasını sayıyor.
En dikkat çekici bölümde ise Hakan Fidan'ın hedef alındığını öne sürerek “İçeride Bilal, damat, Hakan Fidan kavgası var. Üç ekibin kavgası var.” diyor. Erdoğan sonrası iktidar içindeki güç dengeleri ve farklı gruplar arasındaki çekişmelerden söz ediyor.
Bugünlerde Hakan Fidan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek arasında siyasi rekabet yaşandığına dair iddialar ve Bilal Erdoğan'ın iktidar içindeki etkisine ilişkin kulis haberleri düşünüldüğünde, bu eski konuşma yeniden gündeme geliyor. Gürlek'in Bilal Erdoğan'a bağlı hareket ettiği yönündeki iddialar ise somut kanıtlarla doğrulanmış değil.
Sohbetin devamında Beyaz Saray ziyareti, Türkiye'deki toplumsal kutuplaşma, ortak kültür ve ülkeye aidiyet konuları konuşuluyor.
Not: Video 2025 tarihli, yeni bir kayıt değil. Altyazılar, Ekşi Sözlük'te bir kullanıcının konuşmaları dinleyerek elle yazıya döktüğü bir yorum esas alınarak tarafımdan videoya eklendi. Anlaşılmayan bazı ifadeler nedeniyle altyazılarda küçük hatalar bulunabilir.
r/Turkey • u/zenciiiii • 1d ago
News İstanbul'da Yusuf Tekin'i protesto için pankart asan 2 genç tutuklandı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kadıköy Lisesi ziyareti öncesinde asılan pankart nedeniyle TİP'li iki gencin tutuklandığı bildirildi.
r/Turkey • u/Ambitious-Cap7272 • 1d ago
News Yasemin Minguzzi: Barolara bağlı birçok avukat 9 ay boyunca başlattıkları linçle algıları tersine çevirdi; bizi ırkçı ve faşist ilan ettiler, davayı siyasi bir dava haline getirmeyi başardılar ve iki sanığın beraatini sağladılar. Özetle: Baro sayesinde iki katil dışarıda. Soruşturma başlatılsın!
Bu olaydan sonra gerçekleşenler:
Yasemin Minguzzi İstanbul Barosu'nu hedef alarak "Bu yönetime oy verene hakkımı helal etmeyeceğim…" dedi - İbrahim Kaboğlu ve listesinden seçilen kişilerden bahsediyor.
Geçmiş paylaşımlarında açık bir şekilde İbrahim Kaboğlu'na destek veren Robin Baran adlı şahsın paylaşımı: Bugün Sn u/ibrahimkaboglu nun genel kurul konuşmasından sonra Yasemin Minguzi tayfası salonda provakasyon yapmaya çalıştı ama pek başarılı olamadılar. Yasemin Hanım, sizin acınızı anlıyoruz ama böyle şovların yeri 128. u/istbarosu genel kurulu değildir! u/YaseminMinguzzi
Bir annenin adalet arayışını şov olarak nitelendiren bu şahsa Yasemin Minguzzi şu şekilde cevap verdi: https://x.com/YaseminMinguzzi/status/2114286842807734282
r/Turkey • u/PresidentCatGarfield • 12h ago
History TRT 'de yayınlanan bir kamu spotu (1989)
r/Turkey • u/Ambitious-Cap7272 • 1d ago
Old News Işıl Öykü Dinç'in babası, İstanbul Barosu seçimlerinde heyete tepki gösterdi: “14 yaşındaki kızım öldürüldü. İstanbul Barosu benim kızımın davasında nerede? Niye kızımın davasında yoksunuz? Siz eşimi sosyal medyada engellediniz.” (2015 Haberi)
Not: Son olaylardan dolayı paylaşılmıştır.
Olay ne?
Haberlere göre Mayıs 2025'te 14 yaşında öldürülen Işıl Öykü Dinç’in babası, İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu’na tepki gösterdi. Baba Yunus Dinç, eşinin sosyal medyada engellenmesi meselesini de doğrudan Kaboğlu’ya yöneltmiş. Dinç, eşinin sosyal medyada Kaboğlu tarafından engellendiğini söyledi. Bu genel kurul, İstanbul Barosu’nun Haliç Kongre Merkezi’nde yapılan 128. Olağan Genel Kurulu. Kaynak
İbrahim Kaboğlu’nun listesinden seçilen Yönetim ve Denetleme Kurulu ile TBB delegeleri:
YÖNETİM KURULU
- İbrahim Özden Kaboğlu: İstanbul Baro Başkanı seçilen İbrahim Kaboğlu, kazandıktan sonraki ilk konuşmasında Anayasa’nın ilk dört maddesini hedef aldı: “Değişmez maddelere olumlu anlamda dokunulabilir.“ - İbrahim Kaboğlu’nun destekçileri PKK terör örgütünün müzik grubu Koma Botan’ın PKK propaganda şarkısı Em Bernadın ve Dilane ile halay çekti.
YÖNETİM KURULU
- Metin İriz: Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın avukatı Selim Okçuoğlu’nun avukatı. Öcalan’ın avukatlarıyla ilgili terör örgütüne üyelikten dava açılmıştı. O davanın avukatı olarak yer aldı. Metin İriz, aynı zamanda Cumartesi Anneleri avukatı.
- Arzu Becerik: TSK’nın güneydoğuda PKK ile mücadelesinde ‘katliama ortak olmayacağız’ açıklaması yapan ‘Barış Akademisyenleri’nin avukatı. Aynı zamanda Dink ailesinin avukatı.
- Rukiye Leyla Süren: CHP’li. Yurtdışından fonlanan ve HDP’yle dirsek teması olan Kadın Meclisleri, KADER gibi örgütlerin destekçisi.
- Mehmedali Barış Beşli: Laz Derneği Kurucu Başkanı. 1994 yılında Laz bölücülüğü yaptığı gerekçesiyle yargılandı ve beraat etti. Halkların Demokratik Kongresi etkinliklerinde konferanslar verdi. Lazcanın eğitim dili olmasını savunuyor. ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ sözünün Lazlara zarar verdiğini söyledi.
- Ahmet Ergin: Öcalan’a özgürlük isteyen Emek Partisi’nin (EMEP) Ümraniye Belediye Başkan Adayı. Hendek operasyonlarında TSK operasyonlarının durmasını isteyen Barış Akademisyenlerine destek verdi. Onlar için gönüllü avukatlık yapmaya hazır olduğunu açıkladı. Çukurca’da 6 askerimizin şehit olmasından sonra başlayan operasyonlar için ‘Operasyonlar dursun, silahlar sussun’ adlı TSK’ya karşı hazırlanmış bildiriye imza attı.
- Yelda Koçak Urfa: Türkiye İşçi Partisi Ankara Milletvekili adayı. HDP ve DEM destekli Eşitlik İçin Kadın Platformu üyesi.
- Fırat Epözdemir: Abdullah Öcalan’ın avukatlarının avukatı. PKK’nın desteklediği ve Öcalan’ın avukatlarının üye olduğu Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Başkanı.
- Ezgi Şahin Yalvarıcı: PKK’dan yargılanan sanıkların avukatı.
- Ekim Bilen Selimoğlu: LGBT-İ savunucusu.
DİSİPLİN KURULU
- Yeşinil Yeşilyurt: Selahattin Demirtaş’ın haklılığını savunuyor.
- Fatma Hopikoğlu: Şarkıcı Ferhat Tunç’un avukatı. Ferhat Tunç hakkında PKK’nın sözde yasama organı olarak bilinen Demokratik Toplum Kongresi’nin kurum delegelesi sıfatıyla faaliyet yürüttüğü, terör örgütüne kuryelik yaptığı, PKK üyesi olduğu ve PKK’ya finans kaynağı sağladığı gerekçesiyle yargılandı. Terör örgütü propagandasından 2 yıl hapis cezası almıştı. İddianame hazırlanırken yurtdışına çıkan ve bir daha Türkiye’ye dönmeyen Ferhat Tunç’un Türkiye’deki davalarını takip eden avukat.
DENETLEME KURULU:
- Bilge Sayıcı Pehlivan: ‘TSK köyleri yaktı, 15 köylüyü helikopterden attı’ sözü sonrası tepkiler alan CHP’li Sezgin Tanrıkulu için hazırlanan ‘Sezgin Tanrıkulu yalnız değildir’ bildirisi imzacılarından. Barış Akademisyenlerine destek veren biri.
- Esra Bilen: PKK’nın avukat örgütlenmesi Özgürlük için Hukukçular Derneği İstanbul Şube Eş Başkanı. PKK’nın yayın organı ANF’ye ve Yeni Yaşam gazetesine söyleşiler veriyor. Öcalan’ın cezaevi koşulları için açıklamalar yaptı, Abdullah Öcalan’a uygulandığı iddia edilen ‘mutlak tecridin kaldırılması’ için imza attı. PKK’yı destekleyen sözleri bulunuyor.
DELEGASYON:
- Ali Galip Yıldız: ‘HDP’li vekillere devlet şiddetini kınıyoruz’ başlıklı 2022’de yayınlanan bildirinin imzacılarından. DEM yönetimine ve Selahattin Demirtaş’a destek veren isim. ‘Onlara yönelen saldırı ve tehditleri hepimize yapılmış sayıyoruz’ ifadesini kullandı.
- Kemal Aytaç: Can Atalay’ın avukatı. Selahattin Demirtaş’a özgürlük diyenlerden. ‘Türk değilim, Kürt de değilim’, ‘Ankara’nın doğusuna Kürdistan diyebiliriz, benim için sorun yok’ diyen biri.
- Berrin Pınar Demirci: Barış Akademisyenlerine destek imzası atanlardan.
- Şengül Tarhan Buztaş: CHP’li. Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş destekçisi. Cumartesi Anneleri ve DEM’e yakın İnsan Hakları Derneği’yle ilgili paylaşımları bulunuyor.
- Muhammet Ufuk Tekin: HDP’nin Hazine yardımına bloke konmasına karşı hazırlanan imza kampanyasına katılan kişi.
- Baran Doğan: Abdullah Öcalan’ın avukatı. HDP içinde siyaset yaptı.
- İlknur Alcan: PKK’nın avukat örgütlenmesi Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Eş Başkanı. Öcalan’la görüşmek için başvurular yaptı, sözde ‘tecridin’ kaldırılması için açıklamalarda ve girişimlerde bulundu. Sahte raporlarla gündeme gelen, Ergenekon kumpas savunucusu ve çok sayıda Adnan Oktar Örgütü elemanlarını hazırladığı raporlarla kurtardığı iddia edilen Şebnem Korur Fincancı’ya destek çıktı. TSK’nın PKK’ya karşı kimyasal silah kullandığı yalanını ortaya atan Fincancı için Alcan, ‘çok büyük bir bilim adamı, insan hakları savunucu’ ifadelerini kullandı.
- Fatma Hoşgör Tekeşin: HDP Grupbaşkanvekilliği yapmış olan Filiz Kerestecioğlu’nun avukatı.
- Veysi Eski: DEM Parti Kadıköy Belediye Başkan Adayı.
r/Turkey • u/Adventurous_Feed_900 • 2m ago
Society Eve çıkmayı düşünen var mı, beraber bakalım
Anadolu Yakası'nda birlikte ev tutabileceğim ev arkadaşı arıyorum. Önceliğim Üsküdar ve Kadıköy, kişi başı bütçem 20-25k civarı. Kafa yapımız ve hayat tarzımız uyuşursa birlikte ev tutabiliriz.
24 yaşındayım, bilgisayar mühendisliği mezunuyum ve özel sektörde çalışıyorum. Benzer yaşlarda, uyum sağlayabileceğim birini arıyorum. Düşünen varsa yazabilir, tanışıp konuşabiliriz.
r/Turkey • u/Beautiful_Limit_5364 • 1d ago
News İstanbul Barosu'nda eski başkan ve Cumhuriyetçi Güç Birliği grubu adayı Ümit Kocasakal an itibariyle mevcut başkan İbrahim Kaboğlu karşısında yarışı önde götürüyor.
Sonuçları takip etmek için: https://www.youtube.com/watch?v=4_mWnd1ujQM
r/Turkey • u/Simple-Present2751 • 1d ago
History İstanbul'a Dair Çok uzun Süre Önce Çekilmiş , Restore Edilmiş ve Renklendirilmiş Az Bilinen Fotoğraflar
Geçmişte kışlar çok daha sert yaşandığı bilinen bir gerçek. Boğazın donup insanların karşıya yürüyerek geçtiği söylenir.
r/Turkey • u/Big8rotheriswatching • 1d ago
History Sehmus Erginoglu posing with picture of forest he restored over 26 years
r/Turkey • u/Desperate_Access_484 • 22h ago
Question Türkiye'de seçim öncesi adaylar arası canlı tartışma geleneği, Sırbistan'da 2024'ten beri devam eden öğrenci protestoları, öğrenci listesi ve bugünkü erken parlamento seçimleri
güncelleme: Sırbistan’da öğrenci hareketinin desteklediği Öğrenci Listesi seçimleri kazandı, Aleksandar Vučić yenilgiyi kabul etti
Bugün Sırbistan'da erken parlamento seçimleri yapıldı.
Ben de hangi partilerin anketlerde önde olduğunu öğrenmek için Wikipedia'da biraz okuyordum.
Bildiğiniz gibi, 2024'ten beri devam eden, öğrencilerin başlattığı Sırbistan'daki yolsuzluk karşıtı protestolar, iki yılın ardından "öğrenci listesi" olarak adlandırılan bir seçim listesinin oluşmasına yol açtı. Kısacası bu liste reformculuk, yolsuzlukla mücadele vs. vs. gibi konuları savunuyor gibi görünüyor.
İlginç olan, adaylarını belirlemek için de "plenum" adı verilen öğrenci genel kurullarından yararlanmaları. Bu kurullarda farklı alanlardan nitelikli adaylar önerilip değerlendiriliyor.
Doğal olarak bunun Türkiye için ilginç bir örnek olduğunu düşündüm, çünkü 2024'te başlayan protestolardan doğan bu öğrenci listesinin yalnızca 1-2 yıl içinde bazı anketlerde birinci, bazılarında ikinci sıraya kadar yükselmesi oldukça dikkat çekici (3. görselde öğrenci listesi kırmızıyla, Aleksandar Vučić'in "Birleşik Sırbistan" listesi ise maviyle gösteriliyor).
Wikipedia sayfasında bir de 24 Eylül'den bu yana, büyük partileri ve seçim listelerini temsil eden adayların katıldığı, televizyonda toplam 24 canlı tartışma programı yapıldığını fark ettim.
Hepiniz muhtemelen ABD'deki büyük seçimler sırasında yapılan televizyon tartışmalarını da hatırlıyorsunuzdur.
Bence burada Türkiye ile oldukça çarpıcı bir fark var.
Bir yanda siyasi rakiplerin canlı yayında, bir moderatör eşliğinde, belirli konuşma süreleriyle birbirleriyle tartışması,
diğer yanda ise Türkiye'deki seçim kampanyalarının büyük ölçüde kendi destekçilerinden oluşan kalabalıkların önünde saatlerce konuşma yapan siyasetçiler etrafında dönmesi.
Elbette Türkiye'de de bunun örnekleri var, mesela 2019'daki İmamoğlu-Yıldırım tartışması. Ama böyle tartışmalar neden seçim dönemlerinin olağan bir parçası değil?
Sonuçta bir siyasetçinin yalnızca kendi destekçilerinden oluşan binlerce kişinin önünde, karşısında siyasi bir rakip olmadan konuşmasıyla, siyasi rakibinin karşısına oturup aynı sorulara cevap vermesi ve söylediklerini savunması arasında önemli bir fark var.
Sırbistan'da yalnızca bir ay içinde 24 canlı tartışma programının düzenlendiğini görünce, Türkiye'de bu tür karşılıklı tartışmaların neden daha fazla yapılmadığını sorguladım.
Sizce bunun arkasında ne yatıyor? Ve böyle tartışmaların seçim dönemlerinde daha fazla yer alması, Türkiye'deki siyasi tartışmaları nasıl etkilerdi?